2024 başında yapılan zamla 22 bin 104 TL’ye çıkarılan asgari ücret, yılın ilk üç ayında enflasyon karşısında hızla eriyerek 3.622 TL’lik alım gücü kaybı yaşadı. Güncel veriler, asgari ücretin artık açlık sınırının 3.600 TL altında kaldığını gösteriyor. Bu durum, Türkiye’de geçim krizinin derinleştiğine işaret ediyor.
Üç Ayda Alım Gücünde Büyük Kayıp
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’nun Mart ayı araştırmasına göre, yılbaşında alınan maaşla kıyaslandığında, asgari ücretlinin reel geliri Şubat ayında 21 bin 240 TL’ye, Mart sonunda ise 18 bin 482 TL’ye kadar geriledi. Bu hesaplamalara göre sadece üç ayda alım gücü 3.622 TL azaldı.
Bu kaybın başlıca sebepleri arasında:
- Temel gıda fiyatlarındaki yüksek artış,
- Kira ve ulaşım maliyetlerindeki yükseliş,
- Enerji ve ısınma giderlerindeki zamlar yer alıyor.
Açlık Sınırı 25.720 TL’ye Yükseldi
Konfederasyonun açıkladığı veriler, Mart 2025 itibarıyla açlık sınırının 25.720 TL’ye ulaştığını ortaya koydu. Bu da, asgari ücretin açlık sınırının 3.600 TL altında kaldığını gözler önüne seriyor. Aynı dönemde yoksulluk sınırı da 78.230 TL’ye yükseldi.
Bu veriler, asgari ücretlinin temel ihtiyaçlarını karşılamada zorlandığını ve yaşam kalitesinin hızla düştüğünü gösteriyor.
Büyükşehirlerde Geçim Daha Da Zor
Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde yaşam maliyetlerinin çok daha yüksek olması, asgari ücretle geçinmeyi imkânsız hale getiriyor. Gıda, kira, ulaşım ve okul giderleri gibi zorunlu harcamalar, dar gelirli aileler için her geçen gün daha büyük bir yük oluşturuyor.
Yıl Ortasında Zam Talepleri Yükseliyor
Uzmanlara göre, asgari ücretin hızla değer kaybetmesi, toplumda ek zam beklentilerini güçlendiriyor. Sosyal refahın korunması ve gelir kaybının telafi edilmesi için, hükümetin yıl ortasında yeni bir düzenlemeye gitmesi gerektiği vurgulanıyor.
Ekonomistlerin değerlendirmeleri şu yönde:
- Ek zam yapılmazsa, hane halkı borçluluğu artacak.
- Gıda güvensizliği ve barınma sorunu daha da yaygınlaşacak.
- Sosyal yardımlara bağımlılık artabilir.