Türkiye‘nin savunma sanayisinde tarih yazan bir başarıya imza atıldı. Kamuoyunda adı çok fazla bilinmeyen ancak kritik projelerde aktif rol oynayan Kale Savunma, yerli imkanlarla ürettiği KTJ-3200 turbojet füze motorunu Brezilya’ya ihraç etti. Bu gelişmeyle Türkiye, tarihinde ilk kez jet motoru satışı gerçekleştirmiş oldu.
Kale Savunma, Sessiz Ama Güçlü Bir Başarıya İmza Attı
Savunma sanayisinde büyük projelerin arkasındaki gizli kahramanlardan biri olan Kale Savunma, yıllardır Roketsan’ın yerli füzelerinde kullanılan turbojet motorlarını geliştiriyordu. Bu motorlardan biri olan KTJ-3200, artık sadece yerli değil, aynı zamanda uluslararası pazarda da tercih edilen bir ürün haline geldi.
Brezilya’nın Rio de Janeiro kentinde düzenlenen LAAD 2025 Savunma ve Güvenlik Fuarı’nda büyük ilgi gören KTJ-3200, Brezilyalı savunma şirketi SIATT ile yapılan ihracat sözleşmesiyle resmen yurt dışına satılmış oldu.
KTJ-3200, Yerli Teknolojinin Gücünü Tüm Dünyaya Gösterdi

Yüksek performansı ve kompakt tasarımıyla dikkat çeken KTJ-3200 turbojet füze motoru, 330 mm çapında ve sadece 50 kilogram ağırlığında. Ancak küçük boyutuna rağmen tam 3200 newton itki üretebiliyor. Bu üstün yetenekleri sayesinde SOM ve Atmaca gibi milli seyir füzelerine güç veriyor.
Motorun iki farklı varyantı bulunuyor ve her iki versiyonu da aktif olarak test edilip kullanılmaya devam ediliyor. Seri üretimi başlayan ve teslimatları süren bu motorlar sayesinde Türkiye, kendi geliştirdiği füzelerde dışa bağımlılıktan tamamen kurtulmuş durumda. Şimdi ise bu yüksek teknolojiyi ihraç ederek savunma sanayisinde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.
Türkiye’nin Savunma Sanayisinde Yeni Bir Dönem Başladı
Jet motoru ihracatı, sadece teknik bir başarı değil, aynı zamanda Türkiye’nin uluslararası savunma pazarında söz sahibi olmaya başladığının da güçlü bir göstergesi. Bu gelişme, hem siyasi hem de ekonomik anlamda önemli sonuçlar doğurabilir.
İhracat anlaşmasının gerçekleştiği Brezilya gibi büyük ve etkili bir ülke ile kurulan bu bağ, önümüzdeki dönemde farklı motor ve mühimmat sistemlerinin de yurt dışına satılmasının önünü açabilir. Bu gelişmeler, Türkiye’nin savunma ihracatı stratejisinde yeni bir sayfa anlamına geliyor.
Ayrıca bu başarı, diğer Türk savunma sanayi firmalarının da benzer şekilde yurt dışına açılmasını teşvik edecek bir rol model niteliğinde. Özellikle milli üretime dayalı teknolojilerin bu kadar yüksek profilli platformlarda tercih edilmesi, ülkemiz adına gurur verici bir gelişme.