28 Mart’ta Myanmar’ı sarsan iki büyük deprem sonrası yaşanan insanlık dramı her geçen gün daha da derinleşiyor. Biri 7.7, diğeri ise 6.4 büyüklüğünde olan depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısı 3.354’e yükseldi. Yaralı sayısı ise 4.850 olarak açıklanırken, en az 220 kişi hâlâ kayıp durumda. Yıkımın büyüklüğü, ülkeyi hem insani hem de yapısal anlamda felce uğratmış durumda.
Artçı Sarsıntılar Durmuyor, Enkaz Altında Umut Tükeniyor
Şu ana kadar bölgede 81 artçı sarsıntı kaydedildi. Bu durum, hem kurtarma ekiplerinin çalışmalarını güçleştiriyor hem de halk arasında panik ve belirsizliği artırıyor. Altyapı sistemlerinin çökmesi, yolların kapanması ve haberleşme hatlarının zarar görmesi, kurtarma operasyonlarını büyük ölçüde yavaşlatıyor. Özellikle kırsal bölgelerdeki yıkımın boyutu tam anlamıyla bilinmiyor.
Birleşmiş Milletler’den Acil Yardım Çağrısı
Birleşmiş Milletler, Myanmar halkı için tüm dünyaya acil yardım çağrısında bulundu. BM İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Tom Fletcher, yaptığı açıklamada, “Bu felaket, Myanmar halkının tek başına üstesinden gelebileceği bir boyutta değil. Küresel dayanışmaya her zamankinden daha çok ihtiyaç var,” diyerek dünya liderlerine seslendi.

Ayrıca BM, bölgeye gönderilecek insani yardım malzemeleri için geniş çaplı bir lojistik hazırlık içerisinde olduğunu duyurdu. Barınma, temiz su, gıda ve tıbbi yardım şu anda en öncelikli ihtiyaçlar arasında yer alıyor.
Uluslararası Destek Yetersiz Kalıyor
Her ne kadar bazı ülkeler yardım göndermeye başlamış olsa da, mevcut yardımlar henüz Myanmar’daki yıkımın boyutuna cevap verecek ölçekte değil. Sivil toplum kuruluşları, yardım ekipleri ve gönüllüler, daha fazla uluslararası destek gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, Myanmar’ın bazı bölgelerine erişim hâlâ mümkün değil, bu da kurtarma çalışmalarında zamanla yarış anlamına geliyor.
Bölge Halkı İçin Kritik Süreç Başladı
Depremler sonrası yaşanan kriz, yalnızca can kayıplarıyla sınırlı değil. Barınma ve hijyen koşullarının yetersizliği, salgın hastalık riskini beraberinde getiriyor. Uzmanlar, temiz suya ve sağlık hizmetlerine erişimin kısıtlı olduğu bu süreçte ikinci bir felaketin kapıda olduğunu belirtiyor. Myanmar halkı için her geçen dakika daha fazla risk anlamına geliyor.
Myanmar’daki Yıkım Küresel Duyarlılık Gerektiriyor
Bu trajedinin sadece bir ülkenin meselesi olmadığı, tüm dünyanın dayanışmasıyla aşılabileceği vurgulanıyor. Myanmar’da yaşananlar, afetlerin ardından yapılması gereken hızlı ve organize müdahalenin önemini bir kez daha gözler önüne serdi.