Meta, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından başlayan protestolara dair içerikleri kaldırmadığı için Türkiye tarafından para cezasına çarptırıldı. Politico’ya konuşan Meta sözcüsü, hükümetin taleplerine uymadıklarını ve bu nedenle cezalandırıldıklarını doğruladı. Ancak cezanın miktarı açıklanmadı.
Meta: “İfade Özgürlüğünü Kısıtlayan Talepleri Reddettik”
Meta sözcüsü, Türk hükümetinin kamu yararına olduğu iddia edilen bazı içeriklerin kaldırılması yönündeki taleplerini reddettiklerini belirtti. Açıklamada, “Bu talepler, insanların kendini ifade etme hakkı üzerinde ciddi bir baskı yaratıyor” denildi.
Meta, yalnızca 2024 yılı içinde Türkiye’den 5.677 içerik kaldırma talebi aldığını, bunların 4.199’unun BTK (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) kaynaklı olduğunu bildirdi. Ancak şirket bu taleplerin sadece %40’ını yerine getirdi.
Protestolar Sırasında Erişim Yavaşladı, Hesaplar Hedef Alındı
Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından başlayan gösteriler sırasında internet erişiminde yavaşlama yaşandı. Ayrıca sosyal medya platformlarına girişlerde ciddi kesintiler görüldü. Hükümet, protestolara dair bilgi paylaşan sosyal medya hesaplarının kapatılmasını da talep etti.
Meta, bu dönemde ifade özgürlüğünü savunma yönünde bir duruş sergilerken, diğer platformlar aynı çizgiyi izlemedi. Özellikle Elon Musk’ın sahibi olduğu X (eski adıyla Twitter), birçok gazeteci ve muhalif isme ait hesabı askıya aldı.
X, Türkiye Hükümetiyle İş Birliği Yaptı mı?
Politico’nun analizine göre, X platformu, Türkiye’de hükümetle daha uyumlu bir çizgi izliyor. Elon Musk, her ne kadar kendisini “mutlak ifade özgürlüğü yanlısı” olarak tanımlasa da, X’in hükümetin taleplerine büyük ölçüde uyduğu belirtiliyor.
X, 126 hesabın kapatılmasıyla ilgili mahkeme kararını Anayasa Mahkemesi’ne taşıdığını duyurdu. Ancak bu kararın protestolardan haftalar önce alındığı bilgisi de kamuoyuyla paylaşıldı.
Dijital Haklar Üzerinde Yeni Bir Baskı Dalgası mı?
Meta’ya kesilen ceza, Türkiye’de sosyal medya platformlarına yönelik artmakta olan siyasi baskının yeni bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Uzmanlara göre, bu tür uygulamalar sadece dijital haklar açısından değil, uluslararası teknoloji firmalarının Türkiye ile ilişkilerini de zorlaştırabilir.